26 Aralık 2015 Cumartesi

Unutursun demiştin

Gün gelir de beni unutursun, unutursun demiştin 
Kalbimdeki bu derdi uyutursun, uyutursun demiştin 
Ne ben seni unutabildim 
Ne bu derdimi uyutabildim 
Ne bu gönlümü avutabildim 
Unutamam seni unutamam gülüm 
Unutamam canım unutamam 
Unutamam seni unutamam gülüm 
Unutamam canım unutamam 
Aşkını çekerim geleceksin, geleceksin diyerek 
Belki gözyaşımı sileceksin, sileceksin diyerek 
Ne ben seni unutabildim o 
Ne bu derdimi uyutabildim 
Ne bu gönlümü avutabildim 
Unutamam seni unutamam seni 
Unutamam gülüm unutamam 
Unutamam seni unutamam gülüm 
Unutamam canım unutamam 
Unutamam seni unutamam gülüm 
Unutamam canım unutamam 
Unutamam seni unutamam gülüm 
Unutamam canım unutamam

İnsanların unutmayanı , kimdir deseler , ne cevap verirdiniz bilmem ama ben bilidiğimi söyleyeyim , gerçekten sevenler . Ne olursa olsun unutmazlar , hayatta ne olursa olsun unutmazlar .Unutmayında , neden Allah bu şeyi verdi size , unutmanız için mi.
Siz unutsanızda bir yanınız unutmaz.  
Dünya bu unutamama üzerinden edebiyat yapıyor , duygu denilen şeyi , ahada bu konu üzerine yapıyorlar .  

Aglama yar diyorum

Bir gün bu hasret biter , ağlama yar diyor . Dönecekmiş , dönülür mü bilinmez , belki de döner ,
Yar diyor döneceğim , ağlama , belkide o göz yaşları insanı vuran en acımasız oktur . Ağlama yar diyor , bekleyen hep kadın oluyor , giden erkek oluyor . Kadınlar beklerken sabrı öğreniyorlar , neden mi .Aşk diyor bekliyor aşkı buluyor , tam kavuştu derken de bakıyorsun yar gurbette , yine bekle diyor , ağlama , diyor bekle gelecem diyor , o yar bazen , kara toprağa yada beyaz yatağa kaybolurken , küçük eller boynunda , onu beklersin , her gün yollarsın , beklersin gelir , oda bir gün kanatlanır ,uçup gidersin . Beklersin öylece , ufka bakarsın , günler mi çabuk geçti yoksa o uzun geçen günler birden kaybolup gittilerde ,yanlız mı kala kalmıştı ,Gözlerinden akan yaşların , haddi hesabı yok , bir onlar onu terk etmemişti . Zaman içinde kapanır mı yaralar , kabuklanır mı .Zannetmiyorum . 

21 Aralık 2015 Pazartesi

Her insan gün sayar

Eşref saatimi nedir , o vakit işte ,selamsız , lafa dalınacak vakit . Dünya kargaşası ,telaşı bitmez , ölenler ,yaşayanla ,didişenler , ağlayanlar v.s v.s  ..
Puf deriz ya , zemberek yaydan fırlamışta gidiyor bir yerlere .Aslında her şey mükemmel bir şekilde işliyor . Kainat zamanını dolduruyor bizde , sınav kağıdımızı .  Doldurup bitirenler , bizden önce gittiler .
Onları özlüyoruz , bazen untuyoruz , çünkü onlar bazen hiç var olmamış biz hep dünyadaymışız gibi .. Aslında bu kadar üzülüp kederlenmemiz , bu olayların hiç bitmeyeceğini sandığımızdan . Halbuki zaman bize her gün hatırlatıyor . Aynaya nasıl bakıyorsak , hep aynımı kaldığımızı zannediyorsak ..
Zavallı bazı insanlar neye inanmışsa , bu koca dünyayı mesken edineceklerini sananlar işte insanları üzmese belki , dünya biraz rahat edecek . Onu da rahatsız ediyoruz , döktüğümüz kanlarla , gözyaşı ve kirli bedenlerimizle .Haber bakmaya , video bakmaya , tv bakmaya artık zor geliyor . Baka baka normal gelmeye başladı . İnsanlar kendi dünyalarına kabuklarına çekilmiş , komşu ne halde,  anne baba , emmi ,dayı, hala teyze , arkadaş ne halde düşünmeyen insanlar olduk .
Bize ne der olduk , Bizim başımıza gelmez diyorlar , ihtiyacım olmaz diye , diye bu hallerdeyiz .
Kara kışa geldik , dışarda birsürü masum , şimdiden cehnemi yaşıyor . Bizler yine offlayıp pufluyoruz , çok sıkıntımız var yaaaa .
Acaba dışarıda şöyle kışlık elbise giymeden çıksak ya . Bu ARADA söyleyeyim kendinize dikkat edin salgın grip var , insanlar farkında değil . Bol bol ,sıvı tüketin , zencefil ,limon ,bal çay niyetine için . Bayağı iyi geliyor . Neyse kafanızı bir şeylere takacaksanız , nasıl faydam olura bakın . Çünkü ne ekerseniz , onu biçeceksiniz . Bende dahil , hepimiz , kendi ömrümüzü biçiyoruz .Biz insanız , bizi verilen değeri kaybetmeden , verildiği ömür kadar , iyi bir şekilde , emaneti teslim etmeye bakalım .
İnsanlığımız unutmayalım , dinler insanlar için var . Rabbimiz bizim için olanı bizden daha iyi bilir , hayırlısı ile tevekkül edip . Doğru yoldan gidenlerden eylesin bizi .YARADAN amin.

18 Aralık 2015 Cuma

Ayı gördükte yıldızlarımı sever olduk

Bu zamanda evlilikler çabuk bitiyor diyorlar . Bitmez mi daaa , etrafa bakacaksan şöyle bak ..
Çirkin şişman bakımsız , reklamlardada , adamla , kadın var mı.  Kahramanlar yakışıklı , off ne edeyim evdeki odunu kalası . Baksana ne çiçek alır , ne şiir okur , ne güzel bakar, ne hediye alır . Neyi farkettim uşaklar da dizici oldu . Oyle güzel kızlar varken ne gerek evde ki bakımsızdan . Gözüne bakıp yoldan çıkarmayan kadından . Dır dır dır diyor , buna . Akşam yeminlan gülmekten kendime gelemedim .

La her şeyimiz yakışıklı olacak , anfili olacak . Biz kendi geçmişizi bilmezken romalının , Apolonun tapınagını , biliyoruz . Ha şimdi başladı bir gayde (olay) yılbaşı geliyor . Kırmızı doldu etrafta . Ufakken bir ingiliz teyze vardı , Neol emicenin oyuncaklarını bir sepete koyar çikolatalar şekerler doldururdu . Bende korkardım beni aacaklar diye , kardeşim korkuturdu bak seni onlara benziyorsun alacaklar seni ..Çocuk aklı ile neolin ruhuna vakıf olurduk . Bende o ruhla  Kurban bayramında bayramını kutlamaya giderdim . İşin garibi ingiliz teyze hala aynı görünümde bense ondan yaşlı gözüküyorum . Halkımız da öyle , çok ciddiyiz her konuda . En çokta beyefendiyle hanımefendi kelimelerine gıcık oluyorum . Saygı değer olduğumuzu haddimizi bildiriyorlar bize . Abiler ablalar , olmak işlerine gelmez .
 Şimdi konuya dönersek , Allah sizi nasıl yarattıysa , eş sizi nasıl seçtiysa , o ilk zamanlar daki ilgiyi alakayı devam etturun daaa. Ölmezsunuz azcuk latife etsenuz , baktunuz çok konuşuyor ,konuşturmayın , bir çiçek bir toka ,bir kedi , bir tava alun. Olmadı bir tane çiçek , böcek ne isa işte .
İyi tanırsanuz  karşınız dakini güzel söz söylemek zor olmasa gerek .Görüntüye aldanmayın , ne manyak egolar var o bedenlerde .
Çocuklara dikkat edun , neolel babanın ruhunu anlatıyor filimler , zamanidur . Zavalli neol baba onida şekilden şekile sokayirler . Batıda her şey özgür diyor inanmayun , herkesin bir inancı var emin olun . Bir kere onlardan değilseniz siz yabancısınız . Zaman , sadece görüntüden ibaret inanın , teknolojiyide verdiler elimize , tık tık tık . Like beğen , istersen beğen ma da  .


11 Aralık 2015 Cuma

Gece yolcusu

Gece yoldaysanız , bilin ki beyin ve gözler dolu doludur . Hele vatanınızdan uzak bir yere gidiyorsanız , her şeyi terk ediyorsanız , anıları her şeyi bir bir sıralıyorsunuz . Hele şimdiler de kış ayındayız , bizler sıcacık yataklarımızda ve evlerimizde yatarken , onlar sıkıntı içinde . Biz ölümü düşünmezken onlar her an ölecekler diye yaşarken , bizler mışıl mışıl uyuyoruz .
Nasıl bir dünya bu ya , insanlar mülteci , insanlar , yaralı ,evsiz ,babasız,annesiz ,ailesiz , kalıyor . Sırf birileri istiyor diye bu kadar insanın telef olması ne kadar saçmalık .
Yolları uzundur , hele onları kimse görmemiş ve duymamışsa . Bu soğuk ayaz da ne yapıyor bebeler anneler . Yine yaptı yapacağını , kin ve nefret , yine yaptı yapacağını , kovulmuş olanlar .

Peki dünyadaki iyiler nerede ne yapıyorlar bu kadar göz yumuyorlar . Avrupa sesiz sakin , müslüman göç alıp yavaş yavaş müslümanlaşıyor . Sanıyorlar ki onlar kazandı , sanıyorlar ki istedikleri olacak .
Aslında ezelde takdir olunan oluyor , Bedenler ölüyor , ruhlar memleketine doğru yol alıyor. Gerçek vatanlarına kavuşurken , bizler bedenimizde , olan hayatı yaşayıp , Terki diyar yapacağız .
Yolculuk yapanlar hep bir düşünce içinde geleceği belirsiz , korku ve evham içinde bir umut hayatı yaşayabileceği , umutla yolculuğuna devam ediyor .

Sabah  olacak her şey aydınlanacak , Yeni güne merhaba diyecek ve umutlar bir daha filizlenecek .
Birileri savaşı yaşarken birileri de onun parasıyla zevkü sefa yapacak.  Ne dense ne yazılsa , olmuyor ., Hani hiç bir şey yapamıyorsan diyor içinden kına , misali bizimki . Karıncanın dediği gibi safımız belli olsun . Bir damla su hangi ateşi söndürür ki .Belki gözlerden süzülen o bir damla göz yaşı , insanın kalbininde ki ateşine merhem olur , kim bilir . Hayat devam ettikçe , gece yolcuları ve uyuyanlar hep olacak . Alnını dayarsın bir soğuk cama , gittikçe gidiyor zaman , gözlerde geçmişte olan , canlı anıların bittiği zaman . Bir gün dersin ki , geçti mi bu kadar yaşanan .

--> --> -->

7 Aralık 2015 Pazartesi

Ah be yavrum üşüme

Ana olan bilur , yavrusu açıldımı saçıldımı . Ana olan bilur uykusuzluğun ne olduğunu . Ola o ne biçim sevdadur . Her şey kaybolur , yavrusu var ya . İncinmesin , hasta olmasın , yokluk çekmesin . O masum gözler ağlamasın solmasın diye . Hele ne sabırdır , sen kendinden vaz geç . Babamız kıskanır bazen değil mi . Hele kıskanmazmı , önce yavru geliyor . Niye bu kadar ilgi deseniz . Rabbim öyle bir yürek verdi bu anaya , yetmişinde olsan , senin o küçücük tıpış tıpış yürümeye başladığın , ağladığın anlar gelir gözüne . Sen kır saçlı olsanda sen anada babada olsan , seni başka türlü sever . Her bir evladın sevgisi öyle farklı ki . Çünkü tecrübe artıkça , analık bambaşka seviyeye geliyor . Şimdi ne analar var , hastahane köşelerinde yavrusu başında , hele acil de , doktorlara sormak lazım . Çalışan ana daha bir vijdanla yavrusuna yaklaşır . Çalışıyor ya ona daha az zaman verdiği için üzülüp durur kendini hırpalar .
Çocuklar bazen çok nankör olur doğurmasaydın  , bana mı sordunuz , kendi egonuz için yaptınız der .
Belkide bizde demişizdir . AnA AH ANAM dememek için onu bir daha görmeyecek bir daha o mubarek merhametli ellerini öpmeyecek olmaktan , korkun .
Çok zor bir şey , ana anne diyememek . Niye ana diyeceksiniz ,geç kalmadan öpüp koklayın , onsuz olmuyor yanlızca , yavrulara bende kalktım onları öperken ,Alla'a şükrettim BENİ de bu payeye koyduğu için . Babalar zavallılar gösteremiyor sevgilerini bazen yada çoğu kez .
Anacım Mevlam rAhmet eylesin..Annenize bir sarılın tüm şiirlere bedeldir , hele bir de buse kondursanız yanağına ,alın size dört dörtlük şiir............


onları hep böyle göreceğim , kırmızı yanaklı masum bakışlı ...

5 Aralık 2015 Cumartesi

Ana dilun da ...


         

 Bakmayın bizde gece hala , dünyanın ötesi gün ışığı içinde , bizde uyku hali sizde dünya telaşi .

 Bende yok bişe , sobanın üstündeki demluk bunun suçlisi . Bana kalsa uyumayacam lakin sabah geliyur , ona da az bir uyku ile karşılamak lazum . 

Bu garip sanal alemde duygusal parçadan birden oynağa geçen müzğin etkisi ile olsa gerek , biraz da genetuk herhal , uyku giti .  

 Hocayı bekleyecez anlaşıldı .
 Bundan bir kaç sene önce bir şenluk te , yayla şenliği idi , güneş tepede yakıyordu insanları , yüzüm yanmış dönmüştüm de bir hafta kırmızı gezmiştim . Şİmdilerde ruh gibi olduk , nurlanduk güneşsizlikten .


İnternette bir garip bu gece müzik seçiyor , anlamadum gitti . KEYifler o belirliyor.

 Ha uşaklar toplanacak şimdi karların üstüne tepinecek , içi çekende horona katılıp zıplasun , oda horon  sayulur , sonra zaten horon ister istemez tepindiriyor ayaklar yerini bulduruyor .

 Şunu iyi bilirim kemençeyi duyan çocuk agresifliği kalmıyor . Büyükleri düşünemiyorum . Zaten oynamak isteyipte oynayamayan burun kıvırır karadeniz müziğine . 

Gıy gıy olur onun adı . Her ne ise çaydanlığı dökmeye gidiyorum , sabahtan sonra yoksa günü göremeyecem  .  Ana dili insanın neyse dili ona yönelir , bizde şaşırıyoruz arada , ama samimiysen da öyle olacan , kibar olacam deye uğraşturmayun daaa. Eyi kalın sağlıcakla kalun , Allaha emanet olun ...

4 Aralık 2015 Cuma

Yüregune veda et


            Yüreğinde kim bilir neler geçiyor , diyemiyor insan aklından geçeni . Dese bir türlü demese bir türlü . Kışın soğuğu insanın içine kadar işlediği zaman , her şeyi unutuyorsunda yürğinin ateşi sanki eritecek zannedip saatlerçe bir yerlere bakmak ne iştir .


     AH  gönül ilerle bir iki adım bak ölümün kefeni kar ne kadar soğuk ,sende bu kadar üzülme , göz yaşların yanaklarında donup kalıyor . Gözlerini kirpiklerinin arasında sakla emi , bakma , bakma , yum gözlerini hiç olan bir hiçi sevma . Ola hayat bir dert veriyon , can evimden vuruyon . Gece sesiz ve sensiz , daha mı uzun . Ola bağrım yanan odun olsa çoktan köz olup , külün karlarla erirdi . Sanki bir sensin emi , dertlenip kederlenen . İnsanlar en yakınlarına bile ha! o  içini dökmiyor . Geçeyur ömür , yaşlanıyorsun deyeler , bak karlar başında bitiyor artık . Boşamı geçti o bağrında yanmalar . En büyük sorunda bu ola. SEvmeden geçen unutulan o bağrundaki , titreme ile hane onu göreceksun diye titreyen yureğun . Artık uzaktan bakacaksun , unutacaksun , senun değul deye , bakmayacaksun . Elun oluyor o yangının ateşi . Geçti sevdaluklar , şimdi hatırlayup , eleyeceksun , boş ver dinledum da veda edecen diyor . Bam telum titredi azcık , hadi hadi birazcuk uyku iyi gelur . Arada efkarda eyudur . Selametle ... Sevda eyu bir ilaçtur . Tavsiye  edilur . Doğru insanı bulursanuz . Bulmazsanuz kaçun ula kaçun , bakmayun ardınuza bile . İnsan özünde ne ise o olsun . Zorlamayun hiç bir şeyi . Zorla olmayur bu yüreğun isteği ...  Hade selematle kalun her nerede yaşıyorsanuz ,
      

17 Kasım 2015 Salı

Gümüş tespih

Hayatı tiye alsak onu tespih gibi çeksek , geçmişi geride bıraksak günahı ile sevabı ile ne var ki !
 
             Ama öyle yapmıyoruz , hane bir yaramız var iyileşecek ya , kaşınır ya şöyle tatlı tatlı , kaşıdıkça kaşınır ya . Biz deki o misal . Ne var böyle geçmişi didiklemeye sanki yaptığımız günahı Allah'a Teğalaya affettireceğiz de tövbe edeceğiz ya . Delikanlılık mı yoksa şirinelik mi bilmem ama tespihi hep ileri çektiğimizi unutuyoruz , her şey sil baştan olmuyor arada öyle yaşanmışlıklar geçiyor . Olan hataları bile unutuyoruz ya ne oldu da böyle oldu diyoruz . Zamana akılandırıyor mu ne , tabi akılla mı yürekle mi düşündüğünüzde bu olaya farklı bakmamıza neden oluyor .
 Kalp kırılır da sevmez mi , bir daha . Yeniden baştan bir sevgi aramaz mı . Sevse ne kadar doğru sever , efkara bak niye sevmezsin . Kıran demekki hak edecek değil bu sevgiyi . Sileceksin , sileceksin atacaksın hatta , Allah'u Teğala sadece onu yaratmadı sevmek için , ne ekerse onu biçeceksin hasat zamanı . İnsan bir insana küserse ve ona saygısı kalmazsa o sevgi gerçekten bitmiştir . Onu ayakta tutan da her ne ise zaman ve mekan onu da unutturur . Sevgi de ne ? der , yıllar sonra hor görür .
Ne çok şey yazılır çizilir , hepimizde aynı yerden geçiyor ama hayatın cilveleri farklı oluyor . Karşınızda ki adam değildir yada kadın değildir . Mert olmayan , hayatı başkalarına zehir eden yaratıklar da o hassas duyguyu yok ediyor . Sizi siz olmaktan güvensiz kanadı kırık bir şekilde orta yerden vuruyor . Ya sabır deyip te çekecen tespihi , Ya Rabbi ben senin yarattığına hayran kalmıştım fakat o kendi nefsi için sattı , dersiniz havale edersiniz . Oda bir imtihan ya bizim için . Neyi niçin sevdiğimizi zannediyoruz ki . Olay olacak ya kader , sizi imtihan ediyor , neyi niçin sevdiğimize dikkat edelim ve sevdiğimizi yaratandan fazla da sevmiyelim . Yoksa o sizin çok sevdiğiniz aklınızdan çıkarmadığınız sevgide boğulursunuz . Hani Edep ya Hu deriz ya , mesele o. Çek tespihi çek .


12 Kasım 2015 Perşembe

Bazen gönül susar

Bir zamanlar çok seviyorduk diyoruz ya , sonra o çoook sevduğumuz , nereye gider . Biz unuttuk derken bir şey gelir takılır , bir yanınıza , la nereden çıktı şimdi , dersunuz ya . Eee aslında birikiyor içinizde , siz zannedersiniz ki , o zaman hiç olmamış , hep şimdiler vardır hayatınızda aslında , bir nevi beynimize emir veriyoruz , kapat o kapıyı anahtarıda mümkünse denize at diye .
Aslında hiç bir şeyi unutmuş felan değilzdir , sadece zamana mekana ve şartlara uyuyoruz . Aslıda bu değil mi .Kavuşamamak  eğilimi  ki varsa o sevda daha da değerlenur . Araya illaki başka sevdalarda girer , ama hiç biri birlerine uymazlar , çünkü boyut ve zatı muhterem farklı tavırlıdırlar .
Etrafa bakıyoruzz , sevda sevgi şekillerine , mahremiyetini bile bozdular . İnsan hani sevdiğine bakmaya kıyamazken hani kirpiklerin arasından ok atacakken , aleni her şey , hane o kırmızı olacak yanaklar bile olmaz . Ne ar ve ne de malesef  utanma var . Her şey doğaldır , filimleri seyrede seyrede milleti yozlaştırdılar . Birde kendi kültürümüzü yansıtsalardı , isimler türk sadece . Alavera dalevera v.s  manken gibi insanlar birbirlerini sever azda yetersiz olanlar filmin kötü karakteridir . Malesef  fiziği düzgün olmayanların sa acınacak durumda ifade ediliyorlar .




AYRIMCILIK denir buna , aslında sevdayı onlara sormak lazım gelir , hiç bir zaman sevdiklerine kavuşamazlar hep platonik kalırlar .
Değil mi ki mankenle evlenen de fiziği değişse başka  (manken kelimesi tip olarak alınmıştır , karakter olarak belirtilmemiştir ) birini buluyor , ben başkasını seviyorum der , sizi hayatından siler . Hayata hangi pencerede bakıyorsak hayatta bize öyle bakar . Seveceğiz ama kalbimizin bir köşesinde hapsetmeden ,unutmadan , bağırmadan kırmadan , dökmeden ,susturmadan ..  Unutursun mihribanım

Unutmak kolay mi deme
Unutursun Mihribanim
Oglun kizin olsun hele
Unutursun Mihribanim

Hayat böyle bu gemide
Eskiler yiter yenide
Beni degil kendini de
Unutursun Mihribanim

Yillar sineme yaslanir
Hatiralarin paslanir
Bu deli gönül uslanir
Unutursun Mihribanim

Zaman erir kelep kelep
Meyve dalda durmuyor hep
Unutturur bir çok sebep
Unutursun Mihribanim

Gün geçer azalir sevgi
Degisir herseyin rengi
Bugün degil, yarin belki
Unutursun Mihribanim

Süt emerdin gündüz gece
Unuttun ya büyüyünce
Bu iste tipki öylece
Unutursun Mihribanim

7 Kasım 2015 Cumartesi

Bütün insanlar gibi yanlız

   Gecenin kaçta kaçı yalnız geçirilir , yalnız yapayalnız geçirirlerde farkında bile olmazlar , beyin yalnız değildir .

Hele hele bu zaman da yalnızlık daha da arttı . Eller tuşlar da gözler ekranda , bu teknolojinin hiç sevmediğim yanı kaleme düşman olması , evet kalem de yalnızdır senin gibi , yazdığı kağıt gibi . İnsan sevdiği şeylerle nasıl mutluysa kalemde kağıt da öyle . Ama mutlu insan yok profili var . Orada kocaman bir gülümseme ve hep mutlu pozlar , en güzel yerler , en güzel kelimeler , ilgi çekecek şeyler yazılır çizilir . Ama kimse acısını sıkıntısını aktarmaz , aktarsa bile en anlamlı sözleri şiirleri seçer . Kısacası her şey reklam tarzında .
  Bazı insanlar için burası cennet , egolarını tatmin etmede onlar için bulunmaz bir yer burası . Bazen de yazıp çizenlere fırsat . Ama hepimiz yalnızız , sevdalar bile yalnız   oldu burada .


Bu arada bu ezgiyi dinliyorum , hani hislerde duygularda yalnız değiliz , somut  bir şeyler olunca paylaşılabiliyor , gecenin bu vaktinde saati geri almayı da unutmayın , bir saat kendinize uyku molası verirsiniz , koşturmayın geç kalacam diye .

5 Kasım 2015 Perşembe

Aslı sevgidir insanın

       Yıldızlar da bir garip , zoom olmuş gibi , büyük , gök yüzüne bakın hava açıksa , o iki yıldızı göreceksiniz , bakın pırıl pırıl , parlıyorlar , kafalar gök yüzüne çevrilince yıldızlardan öteye akıllar  gidiyor , kainatta yanlız olmadığını hatırlıyormusun . Bak nası ışıl ışıl , yanlız olmadığını bilmen gerekiyor , bir şey bir yere konmuşsa bunun sebebi var . İnsan niye yaratıldı sanki , savaşsın , ev bark yapsın diye mi ?
        Sevmeyi sevilmeyi bildiği ve bu uğurda ölmeyi göze alması yetmez mi . İNSANın en değerli hazinesi canıdır . Ölünce geride ki hiç bir şey onu ilgilendirmez çünkü . Dünyanın hazinesini de serseniz de o can geri gelmez . İnsan sevgidir aslında , insan ne olduğunu unutursa o insan değil , yürüyen iki bacaklı bir varlık oluyor . Aslını unutursan eğer , sevmeyi sevilmeyi yaşamadan sönük yıldızlar gibi kalıverirsin .
        

2 Kasım 2015 Pazartesi

Sana dargınım , bilmesen de

  

 Neyi bildiğimizin ne önemi var , bana dünyanın ilmini almış insan getirin , sorun ona kalbin deki seni ne kadar düşünür . 
O da bilemez ne kadar sevdiğini , ne kadar özlediğini . Sevdayı gırgıra almış insanlar , neymiş efendim sevduk evlenduk , ama aşk bitti , nasıl biter bu sanki dersin kiloyla idi de tükendi bitti ..
            Garibim  biz insanlar hangi yaşta olursak olalım , birilerinin yada birinin bizi katışıksız sevmesini isteriz . Ya biz , bizde sevmek isteriz . Sorsan insanlar  "ula aşk ne dur , sevda ne dur " onu karıştıranlar var , sevdum der , la kaç kapı çaldığınun farkındamusun. 
 Sanki elbise dolabı , seveyur geniş yürekli . İnsanın bir tane kalbi var , başkada yok .

Sevda mı sevgimi her neyse işte , unutanlar varmış , hayata sarıldı ya , ekmek parası ,evun derdi derkana aha da yaşlandi , bir offf çekeyur , geçmişe ," aklı olsaydi" diye .
   İnsanoğlu çok dayanıklı ya çekince ona sevda diyor . Kolay olsaydı ona sevda dermiy di . 


Siz siz olun unutmamaya bakın , evlenmekle , her şey bitmiyor ya da kavuşmakla , eğer özlemek yoksa ve karşındakini düşünmüyorsan , o ilişki mi desek sevdamı aşk mı , bitiyor . Biri bitiriyor diğeriki hala onda saklı kalıyor .
           

                             Ömrümü çalan yıllar değil
                             Bir çift sözden ibaret
                             Kalbimi fetheden , sözler
                             Seni seviyorum , deyişlerin .

27 Ekim 2015 Salı

Kahraman gider

     Zordur hayat şartları , bu zamanda ne aşk bilir ne de sevgi , karın doymayınca , bir kedi bile yanında durmaz , değil ki seni seven dursun .

 Arada sevgi arada aşk olacak , ve sıcak bir yuva olacak ,dırdırsız , karşılandığınızda , kahramanınız eve koşa koşa gelecek , evde bir çorbanın kaynaması eve mis gibi sinecek ki , ev , yuva olsun , arada çocuk sesi de olacak , cıvıl cıvıl , kahramana baba baba ne getirdin dediklerin de baba ,"bilin bakalım ne var elimde ? diye bilmeli ama elde avuçta yoksa kahraman neylesin , boynu bükükleri oynasın dursun . 
   VEL HAsıl hayat zor , öyle herkes için bir maaşta yok gelir de ,
hani bazen hayat zoru oynar birilerine  , sınadıkça sınar . Aslında mutluluk çok uzakta degildir ,. Mutluluk azla yetinmeyi bilip te , tamahkar olanda vardır . Ama yine de zordur her gün bir sıkıntı ile uğraşmak , insan anlamıyor yaşlandığını , yüzünün kırıştığını , zamanın çabucak geçtiğini , anlayamaz ki , hayat izin vermez .
 Çok sevenlerimiz arkadaşlarımız var gözükür , lakin ihtiyaç halinde herkesin ihtiyaçlı senden de beter olduğunu öğrenirsin .
   Bazen gurbet , gerekir insana , gurbet belki bahtı açar , belki sizin çevreniz de vardır sorun . Yabancı memleket bazen o bildik çevrenizden daha anaç olur . Kahramanlar , bazen baba bazen eş , bazen de kardeştir . 
TURNAM BENİDE AL YANINA


ÖTELERDE BIRAKTIĞIM YERLERE,,,,,
BULUTLARLA YOLDAŞ OL DA GİTTİĞİN YERLERE
YAĞMUR OL,HAYAL OL,UMUD OL,,
KADER GÖTÜRDÜĞÜ YER UZAK KIŞ DİYARI,
SEN GEL EMİ TURNAM
BAŞIMI ALIP BURALARA YERLEŞEM,MESKEN EDİNEMM,
BİR LAHZA, BEYAZ TAŞA GURBETTE ÖLDÜ DİYENE KADAR,
SELAM ET TURNAM GEÇTİĞİN O YERE ,KANADININ ALTINDAKİ
HATIRALARAAAAAAA,
TURNAM YANLIZ GİTME ,YANLIZLIK KÖTÜ
AVCILAR VURMASIN SENİ GİTTİĞİN DİYARLARDA
SELAM ET TURNAM SELAM ET BENDEN GİDENLERE
TOPRAGA KARIŞANLARA,KARIŞMAYANLARA SELAM ET 

23 Ekim 2015 Cuma

Vatan

       Zaman çabucak bitiyor , yeniler eskiyor ve yine dünya dönüyor . Eskiyen insanlar ölüyor , doğan çocuklar büyüyor. Savaşlar dünya kurulalı beri var ve var olacaklar .
      Aslında savaş her zaman içimizde var , en duygusalımız bile tehtidi hissettimi , sevdiklerinin yanında , kendini feda ediyor karşısındakine .
     Entrika , dalavera , siyaseti devletler ve insanların içinde hep olacak . İktidar gücünü kendi ellerinde isteyecek . Masumların aç kalması ve ölmesi onlar için önemli değil , alele ade bir şey onlar için , gözden ırak gönülden ırak . Hayatı bahşeden kötülüğe engel için insanı özel yaratmış ama insan bu kötülüğü kendi menfaati için kullandığı için , iyilik kaybetmiş gibi gözükür .
 Öyle bir zamandayız ki , dünyanın her yerinden en ucra yerine kadar , insanlardan haber alıyor bazan acıyor , onlara yardım etmek istiyoruz okadarla kalıyoruz . Çünkü ardından gelen haberle diğerini unutuyoruz .
   Bir insan niçin vatanını terk etsin ki , ekonomik refahını artırmak mı amaç yoksa her şeyi silip yeni bir hayat mı kurmak amaç . Bazan kaçtığımız savaş , yeni yaşamın içinde daha da zordur .
 Her şey sizin için yeni baştan öğrenmeniz gerekiyor . Birde geride bıraktıklarınız sizi her boş kaldığınızda hatırlatırlar zanman zaman . Sonra ne oluyor ki her şeyi unutabiliyor insan , kökleri yeni toprağa alışınca artık geçmiş onu az rahatsız edecektir . Ama geçmişi ve vatanını unutamaz sa bu çok zor olacak onun için .
   Aslında özlenen ne , gençlik mi çocukluk mu ana babamı. Geride bıraktıklarımız sanki hiç var olmamış hep böyle yaşıyoruz gibi gelmeye başlıyor . Ne zaman ki geçmiş kendini bir şekilde hatırlatırsa .
                Biz ne zaman büyüdük te ,
                ellere karıştık,
                Yüreğimizi kim soldurdu da ,
                 göçtü kervanımız ,
                Biz ne istedik de ne oldu ki,
                Vatanı özler  olduk ,
   Vatanı cehneme çevirenlere bakın , mülteciler vatan arıyor , savunmak bile istemiyorlar ,biliyorlar ki vatan ölüm , gelecek yok , özgürlük yok , yok yok yoklar  , olunca , doğan yavrun için kaçarsın , o vatanda toprağa onuda vereceksin çünkü .
 Bizler onları anlayamayız , çünkü yaşayan hep bilir bize se sadece acımakla kalıyoruz . 
Unutulan şeyse vatan , özgür olduğun yerdir . Seni doyuran kollayan ve barındıran yerdir . 
            
             

22 Ekim 2015 Perşembe

Kirpiklerunun yağmuru olayum

Hiç bilmezdum sevduğum,
Sensuz  kişun geleceğuni,
Ha oralari özleyeceğumi ,
Taşi topraği , seveceğumi ,

Ben bulmezdum , bilmezdum.....
Seni elden kiskanacağumi
Uzak diyarlarda , bulurmusin başkasini ,
Başka si mi tutar o elleruni , 
Başka simi bakar o gözlerüne,
Su akayi akayir dağlara derelere,

Bağrimdaki dertleri atayir feleklere
Yağmurum yağayir , bedenumun üstüne
Zannetmeki söneyür yüreğümde ki hasretun
Al beni götür , e rüzgar , e firtina
Sevduğumun yani başina
Bilmezdum yar , bilmezdum ,
Seni ha böyle özleyeceğumi...


14 Ekim 2015 Çarşamba

Karadenizliyi nasıl bilirdiniz?

Karadenizliyi nasıl bilirdiniz , eyu bilurduk! Dediğinizi duyar gibiyim , yanlışsın kardeşim , yanlış . Sen karadenizliyi , uyyy , gideceğum ,celeyurumla , fıkralarıyla biliyursun uşağum .
 Yanliş bildiğun müziğimizi gıy gıy olarak bilmen . 
       Of of dedirtecek bir yüreğe sahibiz . Biz Karadenizlilerin iki çeşidi var , eski yeni versiyonu . Eskiler hayatı çok zor kazanıp bugüne yeni versiyonu yetiştirip , o dumanlı yaylaları boş bırakan yeni versiyon şehirli olup , ceğum ,daa , sı gitmiş olup , şehir insanıdır .
 Karadenizli ise hala her yaz gelsede memleketuma dağlaruma gideyum diyendur da . Siz miroleyema nedir bilirmisiniz , bizde türküler ağıt şeklinde ana dilindedir . İçlidir karadenizli , hep cefa içinde , özlemle geçirmiştir ömrünü . Siz patika yollardan sırtınızda yük , yağmurda , karda yürümediniz ki , ağzında türküsü ,ana dili ile dinledunuz mi uşağum .
Yeni versiyon şehirli gençleri dinliyorum , ana dil konuşması yok , ceğum demekle , hane lazsun deyemesun .
Biz o kibar şehir konuşmasına tahammül edemeyiz , doğal olacaksın , sen sen olacaksın . Ne zaman dağlara bulutun çöktüğünü anladığın gibi ışıl ışıl bulut gibi olacaksın .
  Ğaribefta dediğin zaman içimde hasret ötesi bir şey kopuyor , özledim demek sanki bana doğal gelmiyor . Karadeniz şarkıları duygusal





Karadenizli eskiler de hayat zordu , onlar için gurbet vardı , onlar için hep zorluk vardı , siz dar patikalardan uzak yaylalara yürüdünüz mü , sırtınızda yük , bebeniz , göç ettmek , hayattı onlar için . Yağmur yağmazsa üzülür dertlenirsin , o hep yoldaş arkadaş , güneşi bile bambaşkadır , ama şimdiler şehre hapsolmuş dört duvar arasında ne yağmuru görebiliyor ne güneşi , doktorlar D3 vitamini yazıyor ya . Hastalıklar bile acayipleşti dört duvarla da . 
Ey gidi horiyom ,buçega ise,
E çirim ,e manam , e çimenim
Garibefta esiste , e biyestes
Har rövşi en mirolois
Domadim boşalev , milali de
Ğaribefta ğaribefta


Ey gidi köyüm ,nerelerdesin,
Babam ,anam ,çimenlerim,
Özledim sizi , gittiniz ,,
şimdi yağmur yağıyor , ağlarım
Gözlerim akıyor , susun
Özledim ,özlediiiim


5 Ekim 2015 Pazartesi

Rüyan ben miyim! ey aşkın göz yaşı

                 Dünya kurulalı , bir sen ve bir ben var . Sen ve ben her kılığa girdik , lakin şimdilerde sen ve ben
çok çabuk tükettik kendimizi . ZAnnettik ki sen ve ben biz olacaktık .

                Evlendik aşk sevgi bitti dediler , Biz nasıl biteriz ki . Sen başka ben ararsan bende sen den başka sen ararsam , kalmaz tabi biz .
Ey bedbaaht sen ,şimdilerde tuşlara o kadar çok basıp duruyorsun  ki , beni başka şeylerde arıyorsun . Biz neyi nerede arıyoruz ki .
              Leylalar çoğaldı , mecnunlar azdı ,sen ve benler ,biz olmuyorlar arık , çoğaldık .Göz yaşları bile göz pınarlarından akmıyor , çünkü senler ve benler sanal alemde çok çabuk tükendiler  . Müziksiz gözden yaş akmıyor , senin kendi içselliğin yok , yıldızlar her gece parlarken , ay haşmetiyle parlarken , sen paylaş tuşunun ışığındasın. Rüyalar bile acayip . Senden başka her şey var .
              Rüya görmeye gerek yok ki , sanal videolardan benleri çoğaltık .
Ayrılıklarda uzun değil artık , istediğin kadan sen ve ben araya giriyor ya. Ayrılığın hasretinin  biz olması gerekirken bizler, Ben ve sen de kaldı .
               Nazar değiyor artık , gerçek aşk var mı , Leylayla MECNUN DA MI KALDI Hani rüyanda ben vardım .

Yaşlanınca sevemezsin

Evet yaşlanınca sevmeye hakkın olmaz , olamaz da , bu benim düşüncem mi sanıyorsunuz , sizin düşünceniz .
Büyüklerimizi düşünün , var sayalım onlar dan biri , kalktı ben aşık oldum , ayrılacağım dese , vay yaşından başından utan deyi veriyoruz .
Yaşlanan beden ama gönül yaşlanmıyor ki , düşündüğümüz yine biziz . Hayatın gerçek olanı bedenin yaşlandığı ve bazen ruhumuzu bile bedenimizden ayırmaya kalkan bedenimiz oluyor .
Kimseyi kınamak ne haddimize , gönül bu , kondu mu konuyor , sizin nasıl neye benzediğiniz , ne yaşta olduğunuzun önemi yok , O gönüldür , birden geliverir .
Büyüklerimize yaşlı gibi davranmak kötü bir şey . Onlara eski elbise muamelesinde bulunuyoruz , unuttuğumuz şeyse aynı şeye bizde vakıf olacağımız .
Var sayalım siz gençsiniz ve sizi yaşı hayli fazla biri sevemez , annem babam yaşında der , bu olayı küçümsersiniz . Olay zaman ve mekanın yanlış olması , şahıs yaşlı , siz gençsiniz , yaşlı sizin yaşadıklarınızı yaşadığı için , aynı dönemin hareketlerini sergilemez , gençse kendi zamanının en hızlısıdır .
Unuttuğumuz bir şey var , kalu bela da aynı yaratılan ruh , dünyada geliş zamanı farklı olduğu için , insan diğerinden yaşlı olduğunu , bedeni ile algılar . Yoksa aynı zamanın ruhu , farklı dünya zamanı .
                                 Beden kırışmış , yüz solmuş
                                 Eller titrek , gönül çoşmuş,
                                 Dertler biter , hüzün gider
                                 Zamanın sonu gelmş....
 Ne kadar garip , insan oğlu aynı yapraklar misali, her bahar gelen yeni yapraklar , kışa giden hüzünlü kurumuş yapraklarız . Ağaç aynı ağaç , ama yapraklar , ayrı arı , dallar ayrı..
Siz siz olun , gün gelecek , eller buruşacak, istediğiniz kıremlerle sürün enin de sonunda o yüz buruşacak ve bir gün toprakla bütünleşeceğiz . Hemde öyle kolay koyuyorlar ki sizi toprağa , ölen benmiyim diye bile fırsat bulamayacaksınız .
                           

Siir onun gözleri olsa

Belki koskoca dünyada duygusunu yaşatan yegane şey , her gün gizlice baktığı o buğulu gözleri , hiç bıkmadan seyretmekse , seyrederdi .
Kendisi sevmeyi bilmezdi daha önce , sevme duygusuna nasıl başladığında hiç bilemedi ,bilemeyecekti .
Merak ettiği ise , aşk mı sevgi mi her ne haltsa işte , kalbini ısıtan ve titreten o şey , karşısında kine gösteremeyeceği idi .
İnsan karşısındakine böyle mi rol oynuyordu , sabah başka olmak zorundaydı ,akşam başka , sorumlulukları farklı farklıydı .
Bir gün yağmur yağıyordu , şehrin en teleşlı zamanı işe başlama saatiydi , elindeki şemsiyeyle savaşıyordu . Sanki körü körüne dolanmış , hızla ıslanıyordu , arkadaşı geç kalmış , ıslanmaya başlamıştı . Tam şemsiyeyi açtım derken yanından geçen bir şeye  takıldığını fark etti . Kadının sesi korkmuş , telaşlı , ürkek "Ne oluyor " demeye kalmadan rüzgar daha fazlasını yaptı , şemsiye havalandı , kadın tiz bir sesle "Atkımmmmm .." elini hızla şemsiyeye doladı ve çekti , birden bir şey fark etti , bu gözler nasıl bir şeydi, fark ettiği sadece bu oldu .
Kadın atkısını kurtardı kendisi de özür sıraladı ama o hala gözlere bakmaktan kendini alamıyordu , kadının bunu fark ettiğini , onun kızaran yanağından anladı , yaptığı şeyi açıklamak isterken titrediğini far etti .
"Özür dilerim sanki sizi birine benzettim ,! bu sözler den sonra ne konuşuldu bilemedi . kadın gitmişti ve arkadaşı gelmişti.
O kadın her gün aynı yerden geçiyor , bazen selam bile veriyordu . Onu uzaktan uzağa sevebilirdi , hayatı başkasına aitti . Bu saatler bitmemesi için neler vermezdi ama hayat bu her istediğini alamıyorsun .
Bir gün gelmeyi verdi kadın , endişelendi , yüreği burkuldu bütün gün adını bilmediği o şiir gözlü yoktu . Kendini işe vermek için çok zorlandı , liseli gençler gibi ,karaladı beyaz kağıda ilk kez duygularını ...
                                                                                            Yağmur gözlüm , harelim


                                         Yüreğimin içinde seyrettiğim gözlerin
                            Ateş gibi saplanan o güzelim gözlerin
                            Yaşamayan kalbime can veren gözlerin
                            Şiir gibi dolanan gözlerin gözlerinnnn..


    Elleri kalemle kağıt arasında , gidip geldi , biri görecek diyede , etrafına bakınıp durdu , Yarın görecekti nasılsa , kalemi yerine koydu kağıdı yırtıp attı . 
Ertesi gün yine gelmedi , hüzünlendi , yağmurda yağıyordu ama o yoktu , Arabası ile arkadaşını aldı . Arkadaşı birden "Neyin var" dedi .. "Hiç " dedi Evet bir hiç , olmayan kendi dünyasında olanı nasıl derdi .  Kalbinden geçen onu artık göremeyeceği idi . Eski ruh haline dönmüştü , o yaşam kaynağı gözler yoktu artık ..
Bir gün aynı yerde fazla durdu , belki daha geç geçer umudu ile , gelmişti ama yanında biri vardı , yakışıklı genç bir adam , eli onun kolunda , yüreği bunaldı . Sanki yüzüne yansımış duyguları , kadın onun bakışını görmüştü . Gülümsedi , bakışları sanki , göründüğü gibi değil der gibiydi . 
Önünden geçip gittiler . Hiç bir şey yapamadı , yapamazdı , aynanın yanındaki resime baktı , üç çift göz ona tebessüm ediyordu . Yaptığından utandı , vijdanı sızladı , O gün bir karar almıştı , bir daha o yoldan geçmeyecek , ve gözleri kalbine gömecektti ...
Ömrü geçecek , tek tesellisi , gerçekten sevdiğini bilecekti . Ama sorumlulukları ve ailesi o gözlerin yerine geçmişti . Belki geç gelmişti ama anladı ki , hayat her daim bir süpriz ile hayatın  renklerini bazen tatlı bazen acı bazende zehir gibi yaşama giriveriyordu . Unutulmaz ama yaşanan şeyi , her yağmur sonrası hatırlatan gözleri , unutamayacaktı .       

4 Ekim 2015 Pazar

Şiir üzerine gece lakırdısı..

          Şiir'in kahramanı ve kahramanları duyguyu bilip' te kelimelere döken insanlardır . Her tanım insanın kendi edebi bilgisine göredir . Edebiyatı şiiri yapanda insandır , sonuç olarak her kahraman uzun uzadıya yazmaz , kısa özlü söze döker , bazen bir satır bazen bir kelimeye bazende birçok mısraya .
          Her şiirin kahramanı kendi dünyasından bulmaz , bazen başkalarının dünyasından çalar , yazdığı şiiri . Çünkü kendi hayatı monotondur , ama yaşamak istediği ise o duyguya  döktüğü mısralardır . Hayali , gerçeği ve duyguları harmanlar ve öyle döker kelimeleri mısraya , tekrar yaz dersen de yazamaz ,
          Aslında tanımlamaları oldum olası sevmem ama birilerine öğretmekte bu yolla olur .
Ben sadece şiirlere yer vereceğim , benim mi , başkasının mı? ilerleyen zamanda göreceğiz .
Çoğumuz lise yıllarında şiir yazmaya teşebbüs etmişizdir , çocukluktan , ergenliğe geçerken karşı tarafa duyulan hissiyatı gizli gizli , defterlere bir şeyler karalamışızdır . İlk duyulan sevgi sözcükleri , öğrendiğimiz edebiyat bilgisiyle , yazılıpta sonradan kimse görmeden yırtılıp atılıyor .
 

Aslında geceye ait olan yanlız kalıp ,yüreğimizin seslenişini döktüğümüz kelimeleri bazen yıldızların altında sadece dudaklarımızdan yada kalbimizden terenüm edip , kağıda dökmeden unutulup giden kendi şiirlerimizi başka bir yerde notalara dökülmüş şekilde bulunca , ya bu sözler benim , beni anlatıyor diye , deyi veriyoruz .
           
    Duygularımızı zamanla kaybediyoruz ve şiirseliğin kahramanı olmaktan çıkıp , zamanı iple çekip büyüyormuyuz yoksa duygusunu artık şiire dökemeyen duygusuzlar mı oluyoruz o tartışılır . Aslında insanın beyni yaşlanmıyor yada ruhumu desem . Yaşlanan beden , demek ki şiirleri gençlik üzerinden mi duyguya döküyoruz , bilemiyorum . Hayatı yaşlanan bedenlerimizin içinde ki genç ruha anlattırsa nice şiirin kahramanı , çıkar , lakin , evlenmiş paklanmış insanlar sanki , evlenince kavuşunca şiirselli ği bırakıp , düz yazıya geçiveriyor . Biçilen roller icabı , şiiri artık şaiir ruhlu resmen bu işi yapana kalıveriyor .
  Şunu idrak ediveriyor insan , bir süre sonra yazmak , çizmek isteyince donup kalıyor , nasıl yazılır çizilir , diye Allahtan internet var bu zamanda da hazır yapıştırı veriyorlar . Resmen hazırcı olduk , çıktık .